Akço: Çocuklar İçin "Kurum Bakımı" Son Seçenek


Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak sokaklarda çalışan, dilencilik yapan, taş ve Molotof atan çocuklara karşı sosyal tedbirlerin yanı sıra kanuni maddeleri de çalıştırmak gerektiğini söyledi.

Habertürk’te yer alan habere göre, “Cezaevleri çocuk doldu denildiÄŸi için 2010 yılında bazı yasal deÄŸiÅŸiklikler yapıldı. Åžimdi bakın çocuklar taÅŸ ve molotofkokteyli atıyor” diyen Vali Toprak, ifade için savcıya götürülen çocukları serbest bırakıldığını ve ailelerin otokontrolü saÄŸlayamaması nedeniyle çocukların yine suça sürüklendiÄŸini söyledi.

Yapılacak eÄŸitim ve ikazlara raÄŸmen ailelerinin sahip çıkmadığı çocuklara devletin sahip çıkacağını söyleyen Toprak, çocukların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na baÄŸlı altı kiÅŸilik “sevgi evleri”ne yerleÅŸtirileceÄŸini ifade etti.

“DoÄŸrudan kurum bakımı çocuk hakları sözleÅŸmesine aykırı”

İstanbul Barosu avukatlarından Seda Akço, ailenin çocuğa bakamaması durumunda, çocuk risk altındaysa, çocuğun aileye karşı korunması gerektiğini söyledi.

Ancak risk altındaki bir çocuğun kurum bakımına alınmasının son seçenek olduğunun altını çizen Akço, devletin birinci önceliğinin ailenin bakım gücünün arttırılması olması gerektiğini savunuyor:

* Ailenin çocuğun bakımına yönelik bir eksikliği varsa önce aileyi güçlendirmek için çaba harcanması lazım. Aile güçlendirilebilecek bir aile değilse, aileye karşı çocuğu koruyabilmek için alternatif bakım yollarını düşünülmesi gerekir. Burada da kurum bakımına almak değil de aile tipi bakıma öncelik verilmesi lazım.

* Çocuk için en uygun olanı daha yakın temasta olabileceği insanların bulunduğu, onun psiko-sosyal gelişiminin desteklenebileceği muamelenin yapıldığı koruyucu ailelerin yanında bakılması lazım.

* Ancak bu da olmuyorsa kurum bakımı düşünülebilir. Bu şartlar yerine getirilmeden çocuklar kurum bakımına alınacak olursa çocuk hakları sözleşmesinin 18. maddesine aykırı bir koruma söz konusu olur.

“Aile çocuÄŸu korumalı”

Åžiddet içeren gösterilere katılan çocuklarla sokakta çalıştırılan çocukların durumunun farklı olduÄŸuna da deÄŸinen Akço, ailelerin çocuklarını, bu tür gösteriler çocuk açısından “risk” faktörleri barındırdığı için, gitmemesi için çaba sarf etmesi gerektiÄŸini söyledi.

Ailenin bunu yapamaması durumunda aileye dönük bilgilendirme çalışmaları yapılması gerektiğini ifade eden Akço, sözlerine şöyle devam etti:

“Åžiddet içeren bir gösteriye katılmak çocuk için risklidir. O yüzden de ebeveynden beklenecek olan ÅŸey, çocuÄŸu bundan korumaktır. Devlete düşen de bu rolü yerine getirmesi için ebeveyni desteklemektir. Ondan sonra kurum bakımı gibi yöntemlerin düşünülmesi gerekir.” (EKN)